• BIST 105.064
  • Altın 146,120
  • Dolar 3,5109
  • Euro 4,1827
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 33 °C

Sabuncular Nerede

Cevat Yıldırım

SABUNCULAR NEREDE

Cevat Yıldırım / Ege Hakimiyet Gazetesi

Sabun herkesin bildiği gibi bir temizlik aracıdır. İlkçağdan itibaren kullanıldığı bilinmektedir. Çeşitli yağlardan imal edilse de makbul olanı zeytinyağı sabunudur.

Çocukluğumda sabun mu yoktu, para mı bulunmuyordu?

Bazı kadınlar çamaşırhanelerde kil, küllü su ve sodalı su kullanırdı. Çamaşırlar kar gibi beyaz olurdu.

Aliağa ve Foça’nın köylerinde evlerde ev sabunu yapıldığını biliyorum.

Ülkemizde değişik firmalar vücut ve kumaş temizliği için katı, krem, sıvı sabunlar üretmekte ve tüketiciye sunmaktadır. Kimya sanayinin gelişmesiyle çok değişik deterjanlar da üretilmektedir.

Bundan bir hafta kadar önce bir çocuğun kompozisyon defteri elime geçti.

Onun defterinde sabunla ilgili şu satırlar görülmekteydi: “O gün dayım köye gelmişti. Büyükannemi bulmamı istedi.. Komşunun bahçesinden kadın sesleri geliyordu. Bizim porto kapıdan çıktım. Komşumuzun alçak bahçe duvarının üzerinden badem ağaçları görünüyordu. Ağaçların üzeri apak tüllere bürünmüştü. Her biri değişik yüzlü birer gelindi. Kapıyı iterek avluya girdim. Ayaktaki komşu kadınlar kendilerince konuşuyordu. Anneannem Atiye ablanın yanına oturmuş - İyi karıştır kızım sabun kesilmesin, diyordu. Onun yanına yaklaştım.

—Nine dayım geldi seni bekliyor, dedim.

Ninem, bizim tarafa yönelince Atiye ablanın yanına sokuldum. Bidondan bozma bir kazanın içinde bozadan koyu mayii durmadan karıştırıyordu.

—Bu nedir? Diye sordum.

—Sabun yapıyoruz. İçinde zeytinyağı, su ve kostik var. –Peki, bunların oranı nedir diye ikinci bir soru yönelttim. Abla: Anneme sor. Ben bilmiyorum.

Ağaçların yanında büyükçe bir tencere ayrıca içi sıcak su dolu bir kazan da vardı. Karşıdaki yüksekliğin üzerinde üç adet tahtadan kasa gibi dikdörtgen prizmalar vardı. Atiye’nin annesine dedim ki: Kazandaki karışımların oranı nedir?

—Kızım ninen bize, akşamdan bu sıvıyı hazırlattı. Zeytinyağı, kostik ve su her biri 6 kg.dı.” Kız yazısının sonunu tamamlamamış sanırım.

Geçmişe döndüm. Foça’da “Sabunhane kanunu” diye bir kanun var. Bu ferman II. Mehmet tarafından düzenlenip Foça’daki yöneticilere gönderilmiş. Adı geçen belge aşağı yukarı Foça’nın alınışından yirmi yıldan sonraki bir tarihi göstermektedir(*) Fatih bu emrinde sabunun ölçüsünde ve kalitesinde bir düzenleme getirmişti. Günümüzde de ilkel de olsa köylerde geleneksel sabun üretimi sürmektedir. Yukarıdaki kompozisyonu yazan kız Güzelhisar köyündendir. Aliağa’nın onsekiz köyünden çoğunda ev sabunu yapıldığını birçok kişiden işitiyorum.

Yunanistan, egemenlik hakkına kavuştuktan oniki yıl sonra İzmir’e sefir göndermiş. İzmir sefiri başkentteki sadrazama resmi olarak başvurmuş. Güzelhisar kazasında tüccar Kostantin oğlu Yani’nin sabun imal etmesi için izin verilmesini istemiştir.(**) Sonucun ne olduğunu bilmesek de o tarihlerde Aliağa Çiftliğinde ve Güzelhisar’ın Balaban Deresi Mahallesinde Rumlar oturmaktaydı.

Cumhuriyetin ilk yıllarında İzmir’de basılan gazetelerde yurt dışından getirilen kokulu sabunların reklâmı yapılmaktaydı. Günümüzde Hatay’da defne, Edirne’de meyve, Siirt’de bıttım, Ayvalık’ta hakiki zeytinyağı sabunları üretilmekte, bunların temizlik ve sağlık konularında yararları anlatılmakta, kişiler duruma göre bunları alıp kullanmaktadır.

Son yirmi yıldır Aliağa ve Güzelhisar çevresinde zeytin ve zeytinyağı üretimi artmıştır. Bazı evlerde büyükanneler hala geleneksel sabun üretimini sürdürmektedir. Ancak bunlardan ekonomik olarak yararlanma, seri üretime geçme, pazarlama gibi bir yöntem düşünen yoktur. Aliağa ve çevredeki köylerde adı denizkızı, denizyıldızı, karanfil çiçeği gibi isimlerle küçük üretim yerlerini düşünen ve bu konuda araştırma yapan kişilere gereksinme var. Sabunların üzerinde niçin kabartma bir denizyıldızı olmasın? Çam, kekik, karanfil çiçeği,

sümbül kokulu veya saf zeytinyağı sabunlar olabilir. Sabunculuk, zeytinyağı kolonyacılığı, ya da çok değişik konularda atılım yapabilecek genç insanlar belki günün birinde bizim yöremizden de çıkar.

İlçemizde kendi iş yerini kuracak tüm genç girişimcilere başarılar diliyorum.

(*) Kaynak; Cevat Yıldırım’ın yakında basılacak Foça; su deniz Gediz kitabı,

(**) 03/Ra/1258 (14/Nisan/ 1842 ) Dosya No:11/A, Gömlek No: 93, Sadaret,

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.